Pamuk Cüceyi Yedi Prensesler
🎵 3109 characters
⏱️ 4:16 duration
🆔 ID: 13062848
📜 Lyrics
Masallar güzeldir evet hele kahramanı sensen
Aşkın kafası kıyaktır, sen desen bir sersem
Geçmişi akla getirmeden gelecek hep senindir
Gaza gelen her üç cümleden bir tanesi yemindir
Havada ince yosun kokusu, denizden kalmadır
Memleket uzaksa bile sevdiğin yanındadır
O senin suyun gibidir, hep ihtiyaç duyarsın
Yıldızların altındaysan başını dizine koyarsın
Göğsün siper almıştır kalbin deli çarparken
Nefesin nefese değme telaşı nefes nefese kalırken
Polyanna bile içten içe mutluluğuna imrenirken
Ansızın yağmur başlar, güneş batar masal biter
Ne olduğunu anlamazsın birden bire yalnızsın
Kör kuyuların en dibinde merdivensiz kalırsın
Kalbin akla hizmet etmez kadere küfrü basarsın
Tabirin caiz değilse yağmuru dinler susarsın, susarsın
(I will not make the same mistake, that you did)
(I will not let myself)
(Cause my heart so much misery)
(I will not break the way you did)
(You fell so hard)
(I have learned the hard way)
(To never let it get that far)
Aradan onca zaman geçer ama o senden bi türlü geçmez
Anılar başını bağlar da kimseyi gözün görmez
Zorunlu eğitim vesilendir, aynı yolu tepersin
Ancak yakın olma ihtimalini bile kafadan elersin
Sırf o istedi diye karşılaşmaktan kaçarsın
Yürüyüşlerin bile değişir ya çok hızlı ya çok yavaşsın
Tahmin edemeyeceği kadar yorgan altı ağlar
Gölgelerde yaşar, hayattan koparsın
Bi düşüp ölmediğin kalır ama o bunu fark etmez
Sen varsın ya da yoksun onun için hiç fark etmez
Bu durumu birine anlatsan gayet sıradan gelir
Ama işte sorun budur ki sen sıradan değilsin
Göz yaşın yaralıysa içmiş gibi döner kafan
Yalnızlığına fasıl yapar kalbinde bir serenat
Tebeşir kokusundan zihne yadigâr kalan
Gri pantolon, lacivert ceket, bordo kravat
(I will not make the same mistake, that you did)
(I will not let myself)
(Cause my heart so much misery)
(I will not break the way you did)
(You fell so hard)
(I have learned the hard way)
(To never let it get that far)
'Ben de yaşadım bunları, seni anlıyorum' gibi cümleler kuranlar
Gölge yapmaktan başka hiçbir işe yaramaz
Çevrendeki kuru kalabalık yalnızlıktan beterken
Seni anlaması gereken insan, bir türlü yanında olmaz
Beğenilmeye ihtiyacın artar aynaya daha çok bakarsın
Ya da içini dışına vurup saçı başı iyice dağıtırsın
Derinden gelen sitemleri sukutlarda boğarsın
Anneni daha bi özler daha sık sarılırsın
Hüzün bir kere yakalamış ya elin havada teslimsin
Ağlamama hakkını dilersen kullanabilirsin
Kendini güçlü gösteren güçten yoksun mazlumsun
Etrafına gülücük saçarsın güya mutlusun
Kasımda gözyaşı başkadır, boş ver keyfini çıkar
Ah etmeye gerek yoktur nasıl olsa bi yerden çıkar
Şehrin tam göbeğinde yalnızlığınla yaşıyorsan
Masallar acı verir şayet uyuyamıyorsan
(I will not make the same mistake, that you did)
(I will not let myself)
(Cause my heart so much misery)
(I will not break the way you did)
(You fell so hard)
(I have learned the hard way)
(To never let it get that far)
Aşkın kafası kıyaktır, sen desen bir sersem
Geçmişi akla getirmeden gelecek hep senindir
Gaza gelen her üç cümleden bir tanesi yemindir
Havada ince yosun kokusu, denizden kalmadır
Memleket uzaksa bile sevdiğin yanındadır
O senin suyun gibidir, hep ihtiyaç duyarsın
Yıldızların altındaysan başını dizine koyarsın
Göğsün siper almıştır kalbin deli çarparken
Nefesin nefese değme telaşı nefes nefese kalırken
Polyanna bile içten içe mutluluğuna imrenirken
Ansızın yağmur başlar, güneş batar masal biter
Ne olduğunu anlamazsın birden bire yalnızsın
Kör kuyuların en dibinde merdivensiz kalırsın
Kalbin akla hizmet etmez kadere küfrü basarsın
Tabirin caiz değilse yağmuru dinler susarsın, susarsın
(I will not make the same mistake, that you did)
(I will not let myself)
(Cause my heart so much misery)
(I will not break the way you did)
(You fell so hard)
(I have learned the hard way)
(To never let it get that far)
Aradan onca zaman geçer ama o senden bi türlü geçmez
Anılar başını bağlar da kimseyi gözün görmez
Zorunlu eğitim vesilendir, aynı yolu tepersin
Ancak yakın olma ihtimalini bile kafadan elersin
Sırf o istedi diye karşılaşmaktan kaçarsın
Yürüyüşlerin bile değişir ya çok hızlı ya çok yavaşsın
Tahmin edemeyeceği kadar yorgan altı ağlar
Gölgelerde yaşar, hayattan koparsın
Bi düşüp ölmediğin kalır ama o bunu fark etmez
Sen varsın ya da yoksun onun için hiç fark etmez
Bu durumu birine anlatsan gayet sıradan gelir
Ama işte sorun budur ki sen sıradan değilsin
Göz yaşın yaralıysa içmiş gibi döner kafan
Yalnızlığına fasıl yapar kalbinde bir serenat
Tebeşir kokusundan zihne yadigâr kalan
Gri pantolon, lacivert ceket, bordo kravat
(I will not make the same mistake, that you did)
(I will not let myself)
(Cause my heart so much misery)
(I will not break the way you did)
(You fell so hard)
(I have learned the hard way)
(To never let it get that far)
'Ben de yaşadım bunları, seni anlıyorum' gibi cümleler kuranlar
Gölge yapmaktan başka hiçbir işe yaramaz
Çevrendeki kuru kalabalık yalnızlıktan beterken
Seni anlaması gereken insan, bir türlü yanında olmaz
Beğenilmeye ihtiyacın artar aynaya daha çok bakarsın
Ya da içini dışına vurup saçı başı iyice dağıtırsın
Derinden gelen sitemleri sukutlarda boğarsın
Anneni daha bi özler daha sık sarılırsın
Hüzün bir kere yakalamış ya elin havada teslimsin
Ağlamama hakkını dilersen kullanabilirsin
Kendini güçlü gösteren güçten yoksun mazlumsun
Etrafına gülücük saçarsın güya mutlusun
Kasımda gözyaşı başkadır, boş ver keyfini çıkar
Ah etmeye gerek yoktur nasıl olsa bi yerden çıkar
Şehrin tam göbeğinde yalnızlığınla yaşıyorsan
Masallar acı verir şayet uyuyamıyorsan
(I will not make the same mistake, that you did)
(I will not let myself)
(Cause my heart so much misery)
(I will not break the way you did)
(You fell so hard)
(I have learned the hard way)
(To never let it get that far)
⏱️ Synced Lyrics
[00:24.43] Masallar güzeldir evet hele kahramanı sensen
[00:28.00] Aşkın kafası kıyaktır, sen desen bir sersem
[00:31.23] Geçmişi akla getirmeden gelecek hep senindir
[00:34.10] Gaza gelen her üç cümleden bir tanesi yemindir
[00:37.32] Havada ince yosun kokusu, denizden kalmadır
[00:40.13] Memleket uzaksa bile sevdiğin yanındadır
[00:43.14] O senin suyun gibidir, hep ihtiyaç duyarsın
[00:46.24] Yıldızların altındaysan başını dizine koyarsın
[00:49.21] Göğsün siper almıştır kalbin deli çarparken
[00:52.36] Nefesin nefese değme telaşı nefes nefese kalırken
[00:55.48] Polyanna bile içten içe mutluluğuna imrenirken
[00:58.66] Ansızın yağmur başlar, güneş batar masal biter
[01:01.59] Ne olduğunu anlamazsın birden bire yalnızsın
[01:04.67] Kör kuyuların en dibinde merdivensiz kalırsın
[01:07.76] Kalbin akla hizmet etmez kadere küfrü basarsın
[01:10.88] Tabirin caiz değilse yağmuru dinler susarsın, susarsın
[01:14.44] (I will not make the same mistake, that you did)
[01:19.53] (I will not let myself)
[01:23.62] (Cause my heart so much misery)
[01:26.88] (I will not break the way you did)
[01:30.27] (You fell so hard)
[01:32.84] (I have learned the hard way)
[01:35.56] (To never let it get that far)
[01:38.65] Aradan onca zaman geçer ama o senden bi türlü geçmez
[01:42.04] Anılar başını bağlar da kimseyi gözün görmez
[01:44.90] Zorunlu eğitim vesilendir, aynı yolu tepersin
[01:47.86] Ancak yakın olma ihtimalini bile kafadan elersin
[01:50.81] Sırf o istedi diye karşılaşmaktan kaçarsın
[01:53.97] Yürüyüşlerin bile değişir ya çok hızlı ya çok yavaşsın
[01:57.53] Tahmin edemeyeceği kadar yorgan altı ağlar
[02:00.58] Gölgelerde yaşar, hayattan koparsın
[02:03.21] Bi düşüp ölmediğin kalır ama o bunu fark etmez
[02:06.34] Sen varsın ya da yoksun onun için hiç fark etmez
[02:09.62] Bu durumu birine anlatsan gayet sıradan gelir
[02:12.51] Ama işte sorun budur ki sen sıradan değilsin
[02:15.66] Göz yaşın yaralıysa içmiş gibi döner kafan
[02:18.66] Yalnızlığına fasıl yapar kalbinde bir serenat
[02:21.75] Tebeşir kokusundan zihne yadigâr kalan
[02:24.81] Gri pantolon, lacivert ceket, bordo kravat
[02:28.77] (I will not make the same mistake, that you did)
[02:33.23] (I will not let myself)
[02:36.59] (Cause my heart so much misery)
[02:40.53] (I will not break the way you did)
[02:44.12] (You fell so hard)
[02:46.67] (I have learned the hard way)
[02:49.49] (To never let it get that far)
[02:52.50] 'Ben de yaşadım bunları, seni anlıyorum' gibi cümleler kuranlar
[02:55.91] Gölge yapmaktan başka hiçbir işe yaramaz
[02:58.62] Çevrendeki kuru kalabalık yalnızlıktan beterken
[03:01.72] Seni anlaması gereken insan, bir türlü yanında olmaz
[03:04.80] Beğenilmeye ihtiyacın artar aynaya daha çok bakarsın
[03:07.99] Ya da içini dışına vurup saçı başı iyice dağıtırsın
[03:11.16] Derinden gelen sitemleri sukutlarda boğarsın
[03:14.16] Anneni daha bi özler daha sık sarılırsın
[03:17.24] Hüzün bir kere yakalamış ya elin havada teslimsin
[03:20.31] Ağlamama hakkını dilersen kullanabilirsin
[03:23.37] Kendini güçlü gösteren güçten yoksun mazlumsun
[03:26.41] Etrafına gülücük saçarsın güya mutlusun
[03:29.42] Kasımda gözyaşı başkadır, boş ver keyfini çıkar
[03:32.64] Ah etmeye gerek yoktur nasıl olsa bi yerden çıkar
[03:35.74] Şehrin tam göbeğinde yalnızlığınla yaşıyorsan
[03:38.81] Masallar acı verir şayet uyuyamıyorsan
[03:42.25] (I will not make the same mistake, that you did)
[03:47.68] (I will not let myself)
[03:50.43] (Cause my heart so much misery)
[03:54.66] (I will not break the way you did)
[03:58.15] (You fell so hard)
[03:59.69] (I have learned the hard way)
[04:03.42] (To never let it get that far)
[04:04.71]
[00:28.00] Aşkın kafası kıyaktır, sen desen bir sersem
[00:31.23] Geçmişi akla getirmeden gelecek hep senindir
[00:34.10] Gaza gelen her üç cümleden bir tanesi yemindir
[00:37.32] Havada ince yosun kokusu, denizden kalmadır
[00:40.13] Memleket uzaksa bile sevdiğin yanındadır
[00:43.14] O senin suyun gibidir, hep ihtiyaç duyarsın
[00:46.24] Yıldızların altındaysan başını dizine koyarsın
[00:49.21] Göğsün siper almıştır kalbin deli çarparken
[00:52.36] Nefesin nefese değme telaşı nefes nefese kalırken
[00:55.48] Polyanna bile içten içe mutluluğuna imrenirken
[00:58.66] Ansızın yağmur başlar, güneş batar masal biter
[01:01.59] Ne olduğunu anlamazsın birden bire yalnızsın
[01:04.67] Kör kuyuların en dibinde merdivensiz kalırsın
[01:07.76] Kalbin akla hizmet etmez kadere küfrü basarsın
[01:10.88] Tabirin caiz değilse yağmuru dinler susarsın, susarsın
[01:14.44] (I will not make the same mistake, that you did)
[01:19.53] (I will not let myself)
[01:23.62] (Cause my heart so much misery)
[01:26.88] (I will not break the way you did)
[01:30.27] (You fell so hard)
[01:32.84] (I have learned the hard way)
[01:35.56] (To never let it get that far)
[01:38.65] Aradan onca zaman geçer ama o senden bi türlü geçmez
[01:42.04] Anılar başını bağlar da kimseyi gözün görmez
[01:44.90] Zorunlu eğitim vesilendir, aynı yolu tepersin
[01:47.86] Ancak yakın olma ihtimalini bile kafadan elersin
[01:50.81] Sırf o istedi diye karşılaşmaktan kaçarsın
[01:53.97] Yürüyüşlerin bile değişir ya çok hızlı ya çok yavaşsın
[01:57.53] Tahmin edemeyeceği kadar yorgan altı ağlar
[02:00.58] Gölgelerde yaşar, hayattan koparsın
[02:03.21] Bi düşüp ölmediğin kalır ama o bunu fark etmez
[02:06.34] Sen varsın ya da yoksun onun için hiç fark etmez
[02:09.62] Bu durumu birine anlatsan gayet sıradan gelir
[02:12.51] Ama işte sorun budur ki sen sıradan değilsin
[02:15.66] Göz yaşın yaralıysa içmiş gibi döner kafan
[02:18.66] Yalnızlığına fasıl yapar kalbinde bir serenat
[02:21.75] Tebeşir kokusundan zihne yadigâr kalan
[02:24.81] Gri pantolon, lacivert ceket, bordo kravat
[02:28.77] (I will not make the same mistake, that you did)
[02:33.23] (I will not let myself)
[02:36.59] (Cause my heart so much misery)
[02:40.53] (I will not break the way you did)
[02:44.12] (You fell so hard)
[02:46.67] (I have learned the hard way)
[02:49.49] (To never let it get that far)
[02:52.50] 'Ben de yaşadım bunları, seni anlıyorum' gibi cümleler kuranlar
[02:55.91] Gölge yapmaktan başka hiçbir işe yaramaz
[02:58.62] Çevrendeki kuru kalabalık yalnızlıktan beterken
[03:01.72] Seni anlaması gereken insan, bir türlü yanında olmaz
[03:04.80] Beğenilmeye ihtiyacın artar aynaya daha çok bakarsın
[03:07.99] Ya da içini dışına vurup saçı başı iyice dağıtırsın
[03:11.16] Derinden gelen sitemleri sukutlarda boğarsın
[03:14.16] Anneni daha bi özler daha sık sarılırsın
[03:17.24] Hüzün bir kere yakalamış ya elin havada teslimsin
[03:20.31] Ağlamama hakkını dilersen kullanabilirsin
[03:23.37] Kendini güçlü gösteren güçten yoksun mazlumsun
[03:26.41] Etrafına gülücük saçarsın güya mutlusun
[03:29.42] Kasımda gözyaşı başkadır, boş ver keyfini çıkar
[03:32.64] Ah etmeye gerek yoktur nasıl olsa bi yerden çıkar
[03:35.74] Şehrin tam göbeğinde yalnızlığınla yaşıyorsan
[03:38.81] Masallar acı verir şayet uyuyamıyorsan
[03:42.25] (I will not make the same mistake, that you did)
[03:47.68] (I will not let myself)
[03:50.43] (Cause my heart so much misery)
[03:54.66] (I will not break the way you did)
[03:58.15] (You fell so hard)
[03:59.69] (I have learned the hard way)
[04:03.42] (To never let it get that far)
[04:04.71]